
Konvansiyonel tıp genellikle hastalığın görünen belirtilerine ve etkilenen organa odaklanır. Tanı konur, ilgili branş devreye girer ve semptomu kontrol altına almaya yönelik tedavi planlanır. Bu yaklaşım özellikle akut ve hayati durumlarda son derece etkilidir.
Fonksiyonel tıp ise “Bu belirti neden ortaya çıktı?” sorusunu sorar. Sadece hastalığın adını değil, altta yatan mekanizmaları araştırır. Beslenme, stres, uyku, toksin yükü, bağırsak sağlığı, hormonal denge, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı gibi faktörler birlikte değerlendirilir. Amaç yalnızca semptomu baskılamak değil, kök nedeni ortaya çıkararak dengeyi yeniden sağlamaktır.
Fonksiyonel tıp vücudu birbirinden bağımsız organlar bütünü olarak değil, birbiriyle sürekli iletişim halinde olan biyolojik sistemler ağı olarak görür.
Örneğin; ciltte görülen bir problem sadece dermatolojik bir durum olarak değerlendirilmez. Bağırsak sağlığı, inflamasyon düzeyi, stres, hormonal dengesizlikler ve bağışıklık sistemi birlikte analiz edilir. Çünkü bir sistemdeki bozulma diğer sistemi etkileyebilir.
Bu yaklaşımda:
Sindirim sistemi
Bağışıklık sistemi
Hormon dengesi
Mitokondri ve enerji üretimi
Detoksifikasyon mekanizmaları
Sinir sistemi
bir bütün olarak incelenir.
Amaç, vücudun kendi iyileşme kapasitesini destekleyerek sürdürülebilir sağlık dengesini kurmaktır.
Slide 1
Click here to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.
Slide 2
Click here to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.
Slide 3
Click here to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.
